Sokak Modası ve Cool Olmak

Cool markalar, yeni fikirleri farklı sektörlerden alır. Yeniliklerin ilham kaynakları, farklı alanlarda ve disiplinlerde gizlidir. Örneğin Apple mağazalarında servis veren müşteri temsilcileri birer barmen gibi davranırlar. Müşterilerle sohbet eder, ikramda bulunurlar. Müşterilerine hizmet ederlerken rahat bir ortam yaratmaya çalışırlar. Apple, bu uygulamayı “Genius Bar” diye tarif ediyor. Bu cool fikrin esin kaynağının diğer bilgisayar mağazaları olmadığı çok açık.

Bence, bugün cool olmak isteyen her markayı, hangi kategoride olursa olsun, bir “moda markası” gibi yönetmek gerekir. Bir marka kendisine ne kadar tasarım anlayışını (design thinking), estetik anlayışını, deneyimselliği, kültürel kodları katabilirse ve bunu kendine has otantik bir tavırla yapabilirse cool olma yolunda o kadar mesafe kat eder.

Yalnız bunu yaparken de bugünün modasını nasıl yaratıldığını ve yönetildiğini akılda tutmamız önemli. Eskiden modayı büyük moda evleri belirliyordu. Dior, Channel gibi moda evleri yılda iki kez ilkbahar-yaz ve sonbahar-kış sezonunun renklerini, tarzlarını belirliyor ve modayı müşterilerine sunuyordu.

fashion-stalker

Bugün moda “sokağın” beklentileri üzerine şekilleniyor. Artık moda, sokakta yani hayatın kalbinde yaşayan stil liderleri tarafından belirleniyor. Bu anlamda moda hayatın bir yansıması haline geldi.

Moda, riskli bir iş çünkü doğası gereği sürekli değişmek zorunda; “çok moda” olmak yani zirvede olmak, hemen arkasından gelecek bir inişin öncesinde durmaya benziyor. Moda olan her şey bir süre sonra “ayağa düşüyor” ve yok oluyor.

İşte bu sebeple bir moda markasının çok moda olduğu dönemin arkasından nasıl yeniden cool olabileceğini de tasarlaması gerekiyor. Bu olgu, cool olmak isteyen markalara önemli bir ipucu veriyor. Sadece moda alanında değil, hemen her kategorideki markanın bu ince ayrıntıyı gözden kaçırmadan, bir taraftan popüler kültürün parçası olurken diğer taraftan da “muhalif tavrını” koruması gerekiyor.

Markaların (ya da kişilerin) nasıl cool olacağının tek bir cevabı yok. Yenilikçi, yaratıcı, enerjik, tarz sahibi, özgür, güçlü, başına buyruk ve tutkulu olmak cool olmanın bir yolu; ama bu bileşimin de bir reçetesi yok. Cool olmak için yola çıkarken pek ala “bayağı” olmak da mümkün. Çünkü herkes şu konuda hemfikir ki ne kadar cool olacağım diye zorlarsanız o kadar cool olmaktan uzaklaşıyorsunuz. Cool olmanın doğasında, bir işi yaparken “çaba göstermeden” yapmak gibi bir sır var.

Cool olmak kitlesel olmayı dışlar. Eğer bir marka kitlesel bir markaysa giderek cool olmaktan uzaklaşıyor demektir. Buradan hareketle kısa bir süre sonra, yeni bir markanın I-pod’un tahtını sona erdireceğini tahmin etmek hiç de zor değildir. Büyük kitleler I-pod ve I-phone kullanmaya başladıkları zaman, yeni bir marka çıkacak ve I-pod’u kastederek “Siz hala annenizin mp3 çalarını mı kullanıyorsunuz?” diyecektir.

Eğer bir marka cool olmak istiyorsa buna uygun bir yönetim anlayışına sahip olmalıdır. Cool bir yönetim anlayışı, bir yandan marka yöneticilerini sokakta ve hayatın içinde tutarken öte yandan “sokağı ve hayatı” şirket duvarlarının içine alabilmeyi gerektirir.

fashion-stalker-1

Burnu iyi koku alan ve trendleri keşfeden yöneticilerin belki de tek ortak yönü, çok kültürlü bir ortamdan beslenmeleri ve hayatın içindekini yorumlayabilme yetenekleridir. Bir markayı cool yapmak sadece şirket dışındaki trend avcılarına güvenmekle olacak bir iş değildir.

Cool’un doğduğu “sokağı” ve “hayatı” şirketin içine sokabilmek, çalışanları da birer trend avcısına dönüştürmekle mümkün olur.

 


Bu güzel yazı Temel Aksoy ‘ un bloğundan Cool Olmak Ne Demek? adlı makalesinden alıntıdır. Bloğunda yılların verdiği bilgi ve tecrübelerini paylaşıyor.  Marka Danışmanı ve konuşmacı Temel Aksoy‘un Marka, tüketici davranışları, yönetim ve liderlik, marka danışmanlığı konularındaki  diğer birbirinin özgün yazılarını okumak için temelaksoy.com kişisel bloğunu ziyaret edebilirsiniz

 

 

It's only fair to share...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on PinterestShare on VKShare on TumblrShare on RedditEmail this to someoneDigg this

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir